Neden Atak Geçiriyoruz?

Panik atak yaşıyorsak bunun nedenini anlamak ve engellemek için, ilk olarak panik bozukluk nedenlerini ve mekanizmasını iyi kavramak gerekmektedir. Ataklarda, her ne kadar farklı semptomlar gözlense de anahtar noktası korkudur. Bunu duyduğumuzda kabul etmek istemememiz çok normaldir, çünkü hepimiz hayatımıza birçok zorlukla başa çıkarak devam ederiz. Dolayısıyla, ben böyle şeylerden korkmam, ortada korkacak bir şey dahi yokken panik atak geçiriyorum diye düşünmeniz çok doğal. Korkan aslında “siz” değil beyninizdir. Bu yazıda, panik atak süresince beynimizin bize ne anlatmak istediğini ve bunun nedenlerini açıklamak istedim.

Atak-Korku
Atak-Korku

Panik Atak ve Korku

Eğer beynimizi mükemmel bir bilgisayara benzetecek olursak, vücudumuz da bizim güvenlik duvarımızdır. Bizim için sakıncalı bir durum yahut olay ile karşılaştığımızda güvenlik duvarımız bizi o ortam ya da durumdan uzaklaştırma eğilimindedir ve bunu o mükemmel bilgisayarı korumak için yapar. Ancak bazı zamanlarda güvenlik duvarımız, o bilgisayardan ortada sakıncalı bir durum olmamasına rağmen bazı sinyaller alarak alarm verebilir. İşte bu yanlış alarmlar, hiçbir neden yokken kalp atışlarımızın ve nefesimizin hızlanmasına neden olur.  Evet, doğru bildiniz bu durum panik atak geçirmenizle sonuçlanır.

Korku Mekanizması

Sizce kalp atışlarınızın ve nefesinizin hızlanmasının nedeni nedir? Şimdi sizden gözlerinizi kapatmanızı ve iki şeritli bir caddeden karşıdan karşıya geçtiğinizi hayal etmenizi istiyorum. Sağınıza ve solunuza bakarak caddeye adımınızı atıyorsunuz, yol bomboş. Tam caddenin ortasına geldiğinizde bir araba sesi duyuyorsunuz, araba size doğru hızla yaklaşıyor. Ne yaparsınız? Olabildiğince hızlı bir şekilde caddenin diğer tarafına doğru koşarsınız ve karşıya geçtiğinizde bir bakarsınız ki nefes nefese kalmışsınızdır. Hâlbuki nefes nefese kalmanızı gerektirecek kadar uzun koşmadınız, geri dönüp baktığınızda üç bilemedin dört adım attınız ama kalp atışlarınız ve nefesiniz sanki maraton koşmuşsunuz gibi hızlandı. Çünkü caddenin karşısına olabildiğince hızlı koşmanız ve kendinizi koruyabilmeniz için vücudunuzdaki kasların, sahip oldukları enerjiyi kullanarak aniden hızlanması gerekti.

Sizin kalp atışlarınızın ve nefesinizin hızlanması da aslında bu enerji ihtiyacını karşılamak içindir. Detaylı bilgi için bu yayına göz atabilirsiniz. O sırada vücudunuz “Varlığımı tehdit eden bir durum oluştu. Hızlı bir şekilde olabildiğince enerji üretmeli ve bu durumdan kaçmalıyım.” anlayışıyla işler.

Atak Mekanizması

Bu örnek üzerinden gidecek olursak, panik atak durumunda yine bir araba sesi duyuyorsunuzdur ancak ortada size doğru gelen bir araba yoktur. Sizi tetikleyen o ses, başka bir sokaktan ya da yan şeritten gelen araba sesi yani aslında beynimizin güvenlik duvarına gönderdiği sinyallerden dolayı yanlış alarm ve panik atak oluşturmasıdır. Bu durumda da vücudumuz kalp atışlarımızı ve nefesimizi hızlandırarak, olası enerji ihtiyacı için olabildiğince enerji üretmeye çalışacaktır. Ancak bu durumda, ortada tehlikeli bir durum olmadığından kalp atışımız ve nefesimizdeki bu hızlanmaya bir anlam veremeyiz. Dolayısıyla tehlikeli bir durum oluşturma eğiliminde oluruz. Bu ne demektir? Durduk yere kalp atışlarımız hızlanıyorsa “Kalp krizi geçiriyorum”, “Bayılmak üzereyim”, “Sanırım öleceğim” diye düşünerek hâlihazırda hızlı olan kalp atışlarımızı bu korkularla daha da hızlandırırız. Bunları takiben nefesimiz de hızlanır ve aslında bir korku krizi yaşarız. Bu durumda kesinlikle kendinizi suçlamayın, çünkü o an korkmamak sizin elinizde değildir. Eğer öyle olsaydı hiç kimse panik atak geçirmezdi.

Panik atak mekanizmasını anlamanızla, atak durumunda kendinizi kontrol etmeniz ve geçirdiğinizin bir panik atak olduğunu kendinize kanıtlamanız çok daha kolaylaşır. Çünkü atak sırasında aklınızdan geçen ve kalp atışlarınızı daha da hızlandıran o düşüncelerden sıyrılmış olacaksınız. Beyniniz aslında tamamen sizi korumak istiyor.

Atak Geçiriyorum Ne Yapmalıyım?

Vücut Pozisyonunun Önemi

Atak sırasında genellikle vücudumuzu küçültme eğilimindeyizdir. Yani ya cenin pozisyonunda bir yere uzanırız, ya omuzlarımızı düşürerek kambur bir pozisyon alır ve yüzümü ellerimizle kapatmaya çalışırız. Bunun nedeni vücudun kendini korumaya almak istemesi olmakla birlikte genellikle en hayati organımız olan kalbimizi korumaya çalışırız. Panik atak sırasında uygulayabileceğiniz en iyi metotlardan biri dik oturmak ve nefes egzersizi yapmaktır. Daha önce de anlattığım gibi beynimizi mükemmel bir bilgisayara benzetebiliriz. Bu durumda sizin benliğiniz ve bilinciniz de o bilgisayarın başında oturan kişidir. Bu bilgisayarı hackleyebilecek tek şey de onun başında kişidir, yani siz. Atak anında vücudumuz kendini korumaya alma eğilimdedir ve bunu yapmasıyla (cenin pozisyonunda uzanma, kambur oturma vs.) da sizi vücudunuzun korunmaya ihtiyacı olduğuna inandır. Eğer panik atak geçirirken dik oturmayı ve omzunuzu geriye atarak rahatlamayı tercih ederseniz beyninize, “Tehlikeli bir durum yok, beni uyardığın için teşekkür ederim. Şimdi sakinleşip rahatlayabilirsin.” mesajı vermiş olursunuz. Beyniniz en çok size inanır ve güvenir.

Atak-Vücut Postürü
Atak-Vücut Postürü

Atak Sırasında Nefes Alışverişinin Kontrolü

İkinci önemli nokta ise nefesinizi düzenlemektir. Ne kadar hızlı nefes alıp verirseniz vücudunuzdaki oksijen miktarı o kadar artacak ve hücre mitokondrisinde Elektron transport sistemi ile ATP oluşumunu gerçekleştirecektir. Buna oksidatif fosforilasyon adı verilir ve vücudun enerji ihtiyacının sağlanmasının bir yoludur. Ayrıntılı bilgiye şu makaleden ulaşabilirsiniz.

Siz de aşırı derecede heyecanlanan ya da panikleyen insanlara kese kâğıdıyla nefes aldırılarak sakinleştirildiklerini görmüşsünüzdür. Bunun nedeni vücuttaki oksijen miktarını azaltarak, hem nefesi hem de kalp atışlarını düzenlemektir. Hızlı ve yüzeysel nefes alıp vermek panik atak başlamasını tetikleyebilirken, solunumu düzenlemek panik atağın durdurulması ve panik atak tedavisinde kullanılabilen bir tekniktir.

Atak-Nefes Egzersizi
Atak-Nefes Egzersizi

Siz de evinizde bu kese kâğıdı ya da 4-7-8 yöntemini kolaylıkla uygulayabilirsiniz. 4-7-8 yöntemi, hem odağınızı panik atak üzerinden sayılara yönlendirmenizi hem de solunumunuzu düzenlemenizi sağlayacaktır. Uygulaması çok kolay olan bu yönteme 4 saniyede nefes alarak başlayacağız. Burnumuzdan derin bir nefes alıyoruz ve nefes almaya başlarken 4’e kadar içimizden sayıyoruz. Şimdi aldığımız bu nefesi 7 saniye boyunca tutuyoruz ve ister burnumuzdan istersek de ağzımızdan (ağzımızdan veriyorsak dudaklarımızı hafifçe büzerek) 8 saniyede veriyoruz. İsterseniz nefesinizin takibini direk 19’a kadar sayarak da yapabilirsiniz. Yani nefes almaya başlarken saymaya başlayarak; 4. saniyede nefes alımını sonlandırıp, 11. saniyeye kadar içinizde tutarak 11 ve 19. saniyeler arasında nefesinizi verebilirsiniz. İki şekilde de aynı uygulamayı yapmış olursunuz, hangisi size kolay geliyorsa o yöntemi uygulayın ve kalp atışlarınız normale dönene kadar bu şekilde nefes almaya devam edin. Bu şekilde panik atak belirtilerinizin giderek azalacağını göreceksiniz.

Sonuç

Atak anında beyninize bu uyarı için teşekkür edin, ancak bu durumun bir yanlış alarm olduğunu ve yalnızca panik atak geçirdiğinizi, ölmenize ya da delirmenize neden olabilecek bir tehlikenin olmadığını kendinize telkin edin. Bunu yaparken dik bir şekilde koltuğa ya da dışarıdaysanız bank ya da kaldırıma oturabilirsiniz. Göreceksiniz, eskiden uzun süren ataklarınız bu alıştırmalarla çok daha kısa zamanda geçecek. Korkmayın, yalnız değilsiniz. Kendinizi yalnız hissettiğinizde ya da korktuğunuzda bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Beynimiz mükemmel bir bilgisayardır ve onu hackleyebilecek yalnızca bir şey vardır. Kendiniz…

Leave a Comment